Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Çocukların öğretmeni rahat görebilecekleri şekilde oturmaları sağlanır. “Ellerini salla salla salla salla salla, şıklat şıklat şıklat şıklat şıklat, döndür döndür döndür döndür döndür, elleri koy dizine, öğretmenini dinle” sözleri söylenerek çocukların dikkati toplanır. Çocukların getirmiş oldukları tencereler bir masanın üzerine yerleştirilir ve birlikte incelenir. Büyüklükleri, şekilleri… Öğretmen bir tanesini alarak; “Bu tencere çelikten yapılmış ve genellikle de çelikten yapılan tencereler kullanılır. Acaba neden?” diye sorarak çocukların fikirlerini söylemelerine fırsat tanınır. Neden kulplarının olduğu, başka hangi malzemelerden yapılabileceği, tencereleri yemek yapmaktan başka nerelerde kullanabileceğimiz ile ilgili sorular yöneltilerek sohbet edilir. “Tencere” isimli tekerleme öğretmen tarafından söylenir ve birlikte tekrar edilir: Benim çelik tencerem Acaba bugün ne pişirsem? Yemeğim tencerede kaynar, Nefis yemeklerle herkes doyar. Dolaba koy yemekleri, Ekşimesin emekleri. (Ç. PASİN) Çocuklara; “Sizlerden istediğim sütlerle ne yapabiliriz?” diye sorulur ve yoğurt cevabı alındığında, “O zaman yoğurt mayalama zamanı” denilerek mayalama için temiz bir alan oluşturulur ve eller yıkanır. Büyük bir tencereye çocuklar getirmiş oldukları sütleri dikkatlice boşaltırlar. Bu sırada yoğurdun mayalanma aşamasından çocuklara bahsedilir. Tüm sütler tencereye boşaltıldıktan sonra imkân dâhilinde bir ocakta ısıtılır. Uygun sıcaklığa erişildiğinde daha önceden temin edilmiş olan yoğurt mayası istekli bir öğrenci ile birlikte süte dikkatlice karıştırılır ve mayalama işlemi yapılır. Yoğurt tenceresinin kapağı kapatılarak etrafı sofra bezi ile sıkıca sarılır ve beklemeye bırakılır. Eğitimciye Öneri: Yoğurt mayalama etkinliği aile katılımı ile gerçekleştirilebilir. Yoğurt mayalama sonunda çocuklara Nasrettin Hoca’nın “Göle Maya Çalmak” fıkrası anlatılır ve fıkrada anlatılmak istenen ile ilgili sohbet edilir: Günlerden bir gün Nasrettin Hoca eline yoğurt mayası bakracını alıp göle doğru yola koyulmuş. Gölün etrafında piknik yapan köylüler Hoca’ya dikkat kesilmişler. Hoca Nasrettin başlamış yoğurt mayasını göle kaşık, kaşık çalmaya: Köylüler şaşkınlıkla izlerken, içlerinden biri Hoca’nın yanına varmış. – Hayırdır Hocam? Ne yapıyorsun böyle? diye sormuş. – Göle yoğurt mayası çalıyorum, demiş. – İlahi, hocam, hiç göle maya çalmakla göl maya tutar mı? – Hoca Nasrettin O güzel cevaplarından birini daha vermiş; – Ya tutarsa… Nasrettin Hoca, bu davranışıyla yaşadığı toplumda olmadık işlerle uğraşan, boş hevesler peşinde koşan kişilere ders vermek istemiştir. Fıkra sonunda çocuklar etkinlik masalarına yönlendirilerek “scamper” çalışması için yönergeler okunarak çocukların düşüncelerini ifade etmelerine fırsat tanınır: “Tencere konuşabilseydi bize neler söylerdi? Tencereyi başka ne için kullanırdınız? Farklı bir tencere çizelim.” Scamper çalışmasının ardından mısır patlatma oyunu için çocuklar geniş bir alana alınır ve dağınık şekilde durmaları sağlanır. Öğretmen; “Çocuklar şimdi sizler benim küçük mısır tanelerimsiniz. Kocaman bir tencere alalım, içine mısırlarımızı atalım” der ve çocukları tencereye koyuyormuş gibi hareket eder. “Biraz yağ, biraz tuz…. Ocağımızın altını yakalım. Yağım kızmaya başladı. Mısırlarım yavaş yavaş hareket ediyor.” (çocuklar yavaş yavaş sallanır, yuvarlanır.) “Yağ iyice kızgınlaştı birazdan mısırlarım patlayacak….” (çocuklar hızlı hareket etmeye başlar) “Veeee mısırlarım patlıyor. Pat pat pat….” Çocuklar yukarıya doğru hızlı hızlı zıplarlar.
Getirdiğimiz sütlerle ne yaptık?
Yoğurdumuzu neyin içinde mayaladık?
Nasrettin Hoca yoğurdu nereye mayalamıştı?
Sizce tutar mı? Neden?
Tencere konuşabilseydi bize neler söylerdi?
Tencereyi başka ne için kullanırdınız?