Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Çocuklara “Mini mini tavşanlarız. Zıp zıp zıplar, hop hop hoplarız. Zamanı gelince masamıza geçer, çalışır çabalarız.” tekerlemesi söylenir ve masalara geçilir. Ardından parmak oyunu oynanır: Şaplat şaplat şaplat şaplat şaplat (İki el birbirine vurularak şaplatılır.) Şıklat şıklat şıklat şıklat şıklat (İki eldeki parmaklar şıklatılır.) Döndür döndür döndür döndür döndür (İki el öne arkaya doğru götürülür.) Salla salla salla salla salla (Eller sallanır.) Arkana yaslan eller masaya (Arkaya doğru dik oturularak ellerin masaya konulması istenir.) Öğretmen “Haydi bakalım masalara, haydi bakalım masalara” diyerek çocukların minderlere oturmasını ister. “Ördek Yavrusu” isimli hikâye okunur. Hikâye sonrası hikâye ile ilgili sorular sorulur. Ördek Yavrusu Anne ördek sabırla yumurtalarının kırılmasını bekliyormuş. Vakit gelince ördek yavruları yumurtalarından çıkmaya başlamışlar. Fakat en son ve en büyük yumurta bir türlü kırılmıyormuş. Sonunda yumurtanın beyaz kabuğu çatlamış. Diğerlerinden daha gri ve farklı olan ördek yavrusunun küçük kafası görünmüş. Anne ördek yeni doğan yavruya bakarak şefkatle; “Umarım değişir.” demiş. Günler geçiyormuş ama ördek yavrusunun rengi hâlâ griymiş. Kümesin bütün hayvanları onunla alay ediyorlar, ona “çirkin ördek yavrusu” diye sesleniyorlarmış. Zavallı yavru o kadar mutsuzmuş ki sonunda uzaklara gitmeye karar vermiş. Gün boyunca yürümüş, gece olunca ise çok yorulmuş ve mola vermiş. Hem acıkmış, hem de çok korkmuş. Ama yapabileceği hiçbir şey olmadığından derin bir uykuya dalmış. Ertesi sabah su sesleriyle gözlerini açmış. Geceyi yaban ördeklerinin çılgınca eğlendiği küçük bir göl kıyısında geçirdiğini anlamış. Bu gürültücü arkadaşlarına kendini tanıtmaya hazırlanıyormuş. Birden bir tüfek sesi ile irkilmiş. Hemen oradan uzaklaşmış. Çok geçmeden kendisini bir çiftlikte bulmuş. Çiftliğin sahibi yaşlı kadın onu doyurmuş. Küçük ördekçik ateşin başında uyuyakalmış. Ama daha sonra bir göl bulabilme umuduyla oradan da uzaklaşmış. Günlerce bir göl bulabilmek için rastgele yoluna devam etmiş. Sonunda bir göl kıyısına ulaşmış. Bu arada yalnız başına yaşamayı da öğreniyormuş. Gün geçtikçe de görüntüsü değişiyormuş. Geçen kuğuları gördükçe onların asil duruşları ve güzel görünüşlerinden dolayı iç çekiyormuş. İlkbaharda bir kuğu sürüsü gölün kıyısına yuva yapmaya gelmiş. Ördek yavrusuyla tanışmak için ona yaklaşmışlar. Fakat bizim ördekçik kendisini bu zarif kuşlarla arkadaşlık etmek için çok çirkin ve kaba buluyormuş. Birdenbire sudaki yansımasını görmüş ve gördükleri karşısında şaşıp kalmış. Ördek yavrusu zaman içinde güzel bir kuğuya dönüşmüş olduğunu fark etmiş. Kuğu sürüsüne katılmış ve ömür boyu mutlu olmuş. Öğretmen çocuklara oyun hamuru dağıtır, oyun hamurundan ördek yapmalarını ister. Etkinliğe başlamadan önce “Sevimli Ördek” adlı şiir okunur: Sevimli Ördek Sapsarı rengi var Turuncu gagası var İster uçar, ister yüzer Gezmeyi çok sever Geldi yine görmeye Unutmaz hiç beni Çok severim ben onu Benim sevimli ördeğim Sonrasında çocuklara kurşun kalemleri ve çalışma sayfaları dağıtılır. “İnce Kas Becerilerim (Kalem Tutma)” ile ilgili çalışma sayfası yönergelere uygun olarak tamamlanır. Kalemi doğru tutma çalışmaları ve çizgi çalışmaları yapılır. Bilgisayardan ilgili video izlenir. Yönergelere uygun olarak çalışmalar tamamlanır. Sonrasında sınıfımızdaki merkezler hakkında konuşulur. Hangi merkezlerde sessiz olmamız gerektiğinden bahsedilir. “Sınıfımı Tanıyorum (Sesli-Sessiz)” ile ilgili çalışma sayfaları dağıtılır. Ardından çalışma kitabından “Aynı-Farklı” ile ilgili sayfalar yönergelere uygun olarak tamamlanır.
Kalemi tutarken zorlandın mı?
Çizgiler çizmek eğlenceli mi? Neden?
Hikâyede neler oluyordu?