Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında eğitici video ve Küçük Tiyatrocular eğitici film izlenir. Ben, küçük kaplanım. Taştan taşa atlarım. Minderleri görünce Üstlerine zıplarım. Tekerlemesi söylenerek minderlere geçilir. Çocuklara bugün dünya tiyatro günü olduğu söylenir. "Tiyatro nedir? Tiyatro deyince aklınıza ne geliyor? Tiyatroya daha önce gittiniz mi?" diye sorulur. Tiyatronun içinde her türlü oyunun sahnelenebildiği, sahnesi ve seyirci için oturma yerleri bulunan, özel olarak bu iş için yapılmış yapı olduğu söylenir. Tiyatroda sahne, seyirci, oyuncu ve perdenin olduğu, oyuncuların orada belli bir senaryoyu oynayarak sergiledikleri belirtilir. Tiyatro ile sinemanın farkı sorulur. "Tiyatro sanatçısı olmak zor mudur? Siz de büyüyünce tiyatro sanatçısı olmak ister misiniz? Neden?" diye sorulur. Her yerde olduğu gibi tiyatroda da kuralların olduğu söylenir. "Bu kurallar ne olabilir?" diye sorulur ve yanıtlar dinlenir. Tiyatroda nasıl davranıldığı, nelere dikkat edildiği anlatılır ve kurallara uyulması gerektiğinin önemi vurgulanır. Çocuklarla sınıfta tiyatroya gidiş ve tiyatrodaki davranışları canlandırmak için ortam hazırlanır. Yetkili kişi, bilet, oturma alanı vb. hazırlanır. Çocuklar tiyatro alanına geldiğinde "Hoş Geldiniz Çocuklar Bu Tiyatroya" şarkısı ile karşılanır ve "Çocuk Tiyatrosu - Çikolatalar Ülkesi" izlenir. Video izlendikten sonra "Sizce tiyatroda mı yoksa sinemada mı oyunculara dokunabiliriz?" sorusu ile bilgiye ulaşmalarına rehberlik edilir. Ardından "Kostüm Dolabı" hikâyesi izlenir. Öğretmen her çocuğa farklı bir rakamın (0-9) olduğu A4 kağıtları verir. Ancak ne yapacaklarını söylemez. Sadece ilham verici sorular sorar: "Bu 5 rakamı bir kahraman olsaydı neye benzerdi? 8 rakamı bir tavus kuşu olsa kuyruğu nasıl açılırdı?" Öğretmen burada materyal sağlayıcı ve teknik destekçi (makas kullanımı vb.) konumundadır. Çocuklar masadaki artık materyallerden (tüy, alüminyum folyo, kumaş, sim) kendi sayı karakterlerini tasarlarlar. Hiçbir sayı birbirine benzemez; her biri çocuğun özgün estetik algısını yansıtır. Açık alana sıra olarak çıkılır. El ele tutuşalım Halkaya karışalım Haydi gülüm sende gel Oynayalım loyyy loyyy tekerlemesi ile daire olunur. Kurt Baba Oyunu için oyuncular aralarında sayışma yaparak Kurt Baba ve bir anne seçerler. Diğer oyuncular da seçilen annenin çocukları olur. Seçim yapılırken tekerlemelerle sayışma yapılabilir. Kurt Baba ve anne seçildikten sonra Kurt Baba, anne ve çocuklardan uzakta bir yerde (yaklaşık 10-15 adım uzaklıkta) bekler. Sonrasında anne, Kurt Baba'ya duyurmadan çocuklarına birer renk adı verir ve hep birlikte bir çember oluştururlar. Kurt Baba, anne ve çocukların yanına döner; ardından oyunun diyaloğu başlar: Kurt Baba: Tık, tık, tık. Anne: Kim o? Kurt Baba: Kurt Baba Anne: Ne istersin? Kurt Baba: Yumurta. Anne: Hangi renk? Kurt Baba bir renk söyler, Kurt Baba'nın söylediği renk annenin çocuklara söylediği hangi renk ise o oyuncu kaçar. Kaçan oyuncu Kurt Baba'ya yakalanmadan çembere dönerse Kurt Baba'dan kurtulur. Kurt Baba yeniden bir renk söyler ve söylediği renk hangi oyuncunun ise o oyuncu kaçar. Eğer Kurt Baba kaçan oyuncuyu yakalarsa o oyuncu Kurt Baba olur. Oyun bu şekilde devam eder. Daha sonra sırayla sınıfa geri dönülür. (Yüz Yüze 100 Çocuk Oyunu projesi kapsamındadır. Öğretmen fotoğraf video çekebilir.) Çocuklar ertesi gün görüşmek üzere uğurlanır. El ele tutuşalım Halkaya karışalım Haydi gülüm sende gel Oynayalım loyyy loyyy tekerlemesi ile daire olunur.
Bugün neler yaptık?
Bugün yaptığın hangi etkinlik seni mutlu etti?
Tiyatro nedir?
Sen hiç tiyatroya gittin mi?
Tiyatro sahnesinde olmak ister miydin?
Tiyatro sahnesinde olsaydın ne hissederdin?