Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen “23 Nisan” şiirini çocuklara okuyarak çocukların ilgisini çeker ve U düzeninde oturmalarını sağlar. 23 NİSAN Sana armağan etti, Ata bu güzel günü, 23 Nisan bugün, Çocuk Bayramı günü. Sevin, oyna, gez, dolaş, Senin bayramın bugün. Bayrağı sev arkadaş. Dalgalandıkça öğün. Öğretmen çocuklara 23 Nisan çocuk bayramının yarın olduğunu söyler. Bu önemli günde TBMM’nin açıldığı söylenir. TBMM resimleri gösterilir. Buraya bizim seçtiğimiz kişilerin geldiğini ve yurdumuzla ilgili önemli kararlar verdiklerini, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”nın bizlere Atatürk’ün armağanı olduğunu, Atatürk’ün çocukları çok sevdiği için bu bayramı tüm dünya çocuklarına armağan ettiğini açıklar. “Sevgili çocuklar her yıl 23 Nisan’da yurdumuza dünyanın her yerinden çocuklar gelir. Günlerce şenlikler yapılır. Farklı ülkelerden gelen tüm çocuklar neşeyle ve kardeşçe eğlenir. Birlikte şarkılar söylenir.” Çocuklarla diğer ülke çocuklarının giyimleri, yaşayışları, müzikleri, kültürleri hakkında konuşulur. Ardından çocuklara “Atatürk ve Çocuk” adlı hikâye anlatılır. Atatürk ve Çocuk Mustafa Kemal bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşıyla beraber gezmeye çıkmıştı. Gazi yanlarına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla âlemi etkileyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu: — “Adın ne senin bakayım?” — “Cemil.” — “Çankaya’da mı oturuyorsun?” — “Yok. Ayrancı’da.” — “Mektebe gidiyor musun?” Çocuk başını öne doğru hızla eğdi. — “E… Ne okuyorsun mektepte?” — “Her bir şey okuyoruz.” — “Peki, ben kimim, Cemil?” Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi. — “Sen Gazi Paşa’sın.” Ata gülümsedi. — “Olmadı, Cemil. Ben Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.” — “Yok, benzetmedim. İyi biliyorum, sen Gazi Paşa’sın.” — “Nereden biliyorsun?” Çocuk kendinden emin bir tavırla: “Çünkü,” dedi, “sana hiç kimse benzemez.” Çelik gözler bulutlandı. O eşsiz kafanın içinden kim bilir ne düşünceler geçti o anda! — “Cemil, sen büyüdüğün zaman ne olacaksın?” Cevap o ufacık ağızdan tereddütsüz çıktı: — “Asker olacağım.” — “Asker olup da ne yapacaksın?” — “Düşman bu topraklara bir daha ayak basacak olursa onu buradan kovacağım.” Gazi bir şey demedi. Küçücük Cemil’i kollarından tuttu, kaldırdı, alnına sıcak bir öpücük koydu. Sonra onu oyuna iade edip yoluna devam ederken bize döndü. Başlangıcı kendi zihninde kalan cümleyi bize hitap ederek tamamladı: — “Evet… Öyledir. Milletin bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkamda kalmayacak.” Hikâye gönüllü öğrencilerle canlandırılır ve çocuklara “Atatürk yaşasaydı ona ne söylemek isterdin?” sorusu yöneltilerek sohbet edilir. Ardından “23 Nisan-Haydi Gelin Çocuklar” şarkısı çocuklara öğretilir. Söz ve Müzik: T. Ediz Toksoy Haydi gelin çocuklar 23 Nisan Atamızdan bizlere büyük armağan Ulu önderimiz büyük Atatürk Hep senin izinde yürüyeceğiz En büyük bayramdır 23 Nisan Tüm çocuklar el ele hep ileriye Umut dolu yarınlar var önümüzde Sonrasında müzik eşliğinde çocukların etkinlik masalarına oturmaları sağlanarak “23 Nisan Kitapçığı ve 23 Nisan taç sayfaları” dağıtılır. Çocuklar boyadıktan sonra kesmeleri istenir ve kitapçıklar tamamlanıp panoya asılır ve taçlar çocukların başlarına takılır. “Ali ile Ayşe 23 Nisan” animasyon filmi hep birlikte izlenir.
Atatürk 23 Nisan günü ne yapmış?
Sanat etkinliğinde ne yaptık?
Şiirimizin adı neydi?
Neden bu günü çocuklara bayram ilan etmiş?
Bayramlarda siz neler yapıyorsunuz?
Atatürk’e neler söylemek isterdin?