Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen çocukların U düzeninde oturmalarını sağlayarak “Tatilinizi nasıl geçirdiniz?” sorusuyla bir sohbet başlatır. Her çocuğun tatildeki anılarını anlatmasına fırsat verilir. En çok keyif aldığı şey, onu üzen şeylerin olup olmadığı, nerelere gittiği, kimleri gördüğü gibi sorularla öğretmen çocukları yönlendirir. Ardından öğretmen “Şapka” parmak oyununu öğretir: ŞAPKA - Benim küçük bir şapkam var (iki el yan yana getirilerek küçük bir daire yapılır) - Çok yaramaz yerinde durmaz (parmaklar hareket ettirilir) - Bir omuzuma (eller omuza götürülür) - Bir yüzüme (eller yüze kapatılır) - Bir önüme konar (eller kucağa konur) - Arkama saklandığında (eller arkaya götürülür) - Onu kimse bulamaz. Ardından öğretmen çocuklara “Tombik Ayı” masalını anlatır. Hikâye bitiminde soru-cevap şeklinde sohbet edilir. “Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde Tombik adında küçük bir ayı varmış. Tombik Ayı’nın okula gitme zamanı gelmiş. Annesi onu ormanda bulunan okula yazdırmış. Ama Tombik Ayı okula gitmeyi hiç mi hiç istemiyormuş. O, ormanda gezmeyi, oyun oynamayı istiyormuş. O sabah annesi onu okula gitmesi için erkenden kaldırmış. Kahvaltısını yaptırmış ve kapıdan uğurlamış. Tombik Ayı, okula gitmek yerine ormanda gezmeye karar vermiş. Arkadaşları sincap ile tavşan, onun hata yaptığını söyleseler de Tombik Ayı kimseleri dinlememiş ve gezinmeye başlamış. Birden bir patikaya gelmişler. Patikanın başında “Kaygandır, girmeyiniz!!!” yazıyormuş. (Hikâyenin burasında “Peki Tombik Ayı’nın başına ne gelmiş olabilir?” diye sorularak çocuklara düşünme fırsatı verilir. Ardından devam edilir.) Patikaya giren Tombik Ayı yuvarlanmaya başlamış ve düşmüş… Canı çok mu çok acımış ama hatasını geç anlamış. O sırada okuldan öğrenciler dağılıp evlerine dönüyorlarmış. Okul arkadaşları, Tombik Ayı’yı görünce çok üzülmüşler ve ona yardım etmişler, eve götürmüşler. Tombik Ayı ağlaya ağlaya evinin yolunu tutmuş. Tombik Ayı’nın annesi, yavrusunun halini görünce; “Bak sevgili yavrucuğum, okula gitseydin bunlar başına gelmezdi, okumayı bildiğin için o patikaya girmezdin… Bana söz ver bakalım. Okula gideceksin değil mi?” demiş. Tombik Ayı pişman olmuş ve annesinden özür dilemiş. Ertesi sabah okula en erken Tombik Ayı gitmiş. Çünkü öğrenmesi gereken daha çok şeyler varmış.” Hikâye sonunda çocuklara birer yavru ayı oldukları söylenir. Öğretmen çeşitli yönergelerle çocukların hareket etmelerini sağlar: “Yavru ayılar yerinde zıplıyorlar… Tek ayak üzerinde, şimdi de çift ayak üzerinde… Yavru ayılar şimdi yürüyor… Şimdi hızlandılar… Ormanda çalıların üzerinden atlıyorlar… Hikâyemizdeki Tombik Ayı gibi yuvarlanıyorlar… Kapıya doğru… Sandalyelerin yanına… Dolabın önüne… Masaların arkasına… Şimdi de halının ortasına doğru yuvarlanıyorlar…” Tüm çocukların yuvarlanması bittiğinde çocukların mekânda aldıkları konuma göre yanlarına gidilerek bulundukları yerleri (neyin önünde, arkasında, yanında) söylemesi istenir. Drama sonunda çocuklar okuma yazmaya hazırlık etkinliği için masalara yönlendirilir. “Önünde-arkasında, yanında-ortasında, tatil dönüşü” kavramları ile ilgili çalışma sayfaları ve boya kalemleri dağıtılarak, yönerge doğrultusunda tamamlanmasına rehberlik edilir.
Tombik Ayı’nın başına neler geldi?
Oyunumuzda yavru ayılar masanın neresine yuvarlandı?
Siz yuvarlandığınızda ne hissettiniz?