Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen öğrencilerin rahat bir şekilde oturmalarını sağlayarak daha önce öğretilen “Sar Makara” tekerlemesi ile dikkatlerini çeker. Sar sar sar makarayı, çöz çöz çöz makarayı On kilo pekmez, yala yala bitmez Beşi sana, beşi bana (Çocukların isimleri söylenerek her isimden sonra üç kere eller vurulur) Aslan geliyor, kaplan geliyor tıp. Daha sonra çocuklara “Sınıfa geldiğinizde elimdeki sepetlerin içinde ne vardı?” diye sorulur. Sepetler tekrar gösterilerek hangi sepetteki Legoların az, hangi sepetteki Legoların çok olduğu sorularak sohbet hatırlatılır. Ardından öğretmen “Şimdi sizinle sınıftaki Legoları toplama oyunu oynayacağız” der ve öncelikle tüm Legoların sınıfın ortasına getirilmesini sağlar. Öğretmen çocukları iki gruba ayırır; bir grup Legoları öğretmenin belirlemiş olduğu bir yere, diğer grup ise öğretmenin belirlemiş olduğu başka bir yere toplayacaktır. Oyun sonunda Legolar sayılarak hangi grup daha çok lego toplamışsa o grup alkışlanır ve az-çok kavramı vurgulanır. Öğretmen çocukların yarım ay şeklinde oturmalarını sağlar ve “Altın Yumurtlayan Tavuk” hikayesini anlatır. ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, sevimli, küçücük bir köyde yoksul bir köylü yaşarmış. Bu köylünün bir tavuğu varmış. Köylü bu tavuğu çok severmiş. Tavuk da ona her gün bir yumurta yaparmış. Ama bu yumurtaların ilginç bir özelliği varmış. Yumurtalar altındanmış. Köylü her gün kümesten aldığı altın yumurtayı şehre götürür, kuyumcuda satarmış. Yoksul köylü giderek zenginleşmeye başlamış. Zenginleştikçe huyu değişiyormuş. Artık para kazanmak için çalışmak zorunda kalmıyormuş. Çalışmadan, yorulmadan para geldiği için paranın değerini bilmiyormuş. Gereksiz yere para harcamaya, ihtiyacı olmayan şeyler almaya başlamış. Lüks içinde yaşamaya alıştığından bir süre sonra para az gelmeye başlamış. Artık daha çok parası olsun istiyormuş. Kümese gittiğinde, tavuğu eskisi kadar sevip okşamıyor, ona verdiği altın yumurtalar için minnet duymuyormuş. Zamanla tavuğun karnında bir hazine sakladığına inanmaya başlamış. Eğer tavuğun karnını keserse bu hazineye ulaşacağını, ömrü boyunca krallar gibi yaşayacağını düşünüyormuş. Aç gözlü köylü, bir sabah yakaladığı gibi kesmiş tavuğu. Acele ile karnını açmış, merakla içine bakmış, bir de ne görsün? Tavuğun karnında ne altın var, ne de hazine. Aç gözlülük yaptığı ancak o zaman aklına gelmiş. Ama artık iş işten geçmiş. (ALINTI) Hikayede geçen olaylar ile ilgili çocuklarla sohbet edilerek olumlu veya olumsuz duygularını ifade etmeleri sağlanır. Ardından öğretmen öğrencileri etkinlik masalarına alarak “Şimdi sizinle tavuklarımızı besleyeceğiz” der ve onlara bir büyük ve küçük tavuk resmi bulunan A4 kağıtlarını dağıtır. Çocuklar tavukları diledikleri renklerde boyarlar. Ardından çocuklara yapıştırıcı ve bulgur dağıtılarak büyük tavuğun önüne çok, küçük tavuğun önüne az bulgur yapıştıracakları söylenir. Tamamlanan etkinlikler sergilenir.
Altın yumurtlayan tavuğun sahibi tavuğu neden kesmişti?
Daha önce hiç tavuk besledin mi?
Tavuklar ne yer?
Etkinliğimizde hangi tavuğa az bulgur yapıştırdık?