Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Çocukların yarım ay şeklinde oturmaları sağlanır. Öğretmen çocuklara “Daha önce gökkuşağını gördünüz mü?” diye sorar. Gökkuşağındaki renklerin isimleri ve yedi renkten oluştuğu açıklanır. Gökkuşağının güneş ışınlarının yağmur damlacıkları ile kırılıp dağılması sonucu meydana geldiği anlatılır. Ardından öğretmen “Gökkuşağı ve Papatya” isimli şiiri söyler. İstekli çocuklar eşleştirilerek şiiri tekrar etmeleri sağlanır. Gökkuşağı Papatya Hey papatya baksana! Böbürlenme renkli kuşak Ne güzel benim renklerim O renkler senin değil Ne beyazım ne sarı, Eğer gelirse güneş Bin bir renk içindeyim Sana gününü gösterir Şiirin ardından “Gökkuşağı” hikayesi okunarak sohbet edilir. Hikaye şöyledir: Dünyanın bütün renkleri bir gün bir araya toplanmışlar ve hangi rengin en önemli, en özel olduğunu tartışmaya başlamışlar: YEŞİL demiş ki: "Elbette en önemli renk benim. Ben hayatın ve umudun rengiyim. Çimenler, ağaçlar, yapraklar için seçilmişim. Şöyle bir yeryüzüne bakın, her taraf benim rengimle kaplı... " MAVİ hemen atılmış: "Sen sadece yeryüzünün rengisin. Ya ben? Ben hem gökyüzünün hem denizin rengiyim. Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir ve huzur olmadan siz hiçbir işe yaramazsınız." SARI söz almış: "Siz dalga mı geçiyorsunuz? Ben bu dünyaya sıcaklık veren rengim. Güneşin rengiyim. Ben olmazsam soğuktan donarsınız hepiniz." TURUNCU onun sözünü kesmiş: "Ya ben? Ben sağlık ve direncin rengiyim. İnsan yaşamı için gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur. Portakalı, havucu düşünün. Ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama güneş doğarken ve batarken gökyüzüne o güzel rengi veren de benim, unutmayın." KIRMIZI daha fazla dayanamamış: "Ben hepinizden üstünüm! Ben kan rengiyim! Kan olmadan hayat olur mu! Ben ateşin ve cesaretin rengiyim! Bensiz bu dünya bomboş olurdu!" MOR ayağa kalkmış: "Hepinizden üstün benim. Ben asalet ve gücün rengiyim. Bütün krallar, liderler beni seçmişlerdir. Ben otorite ve bilgeliğin rengiyim, insanlar beni sorgulamaz. Dinler ve itaat ederler." Ve bütün renkler hep bir ağızdan kavgaya tutuşmuşlar. Her biri diğerini itip kakıyor "en büyük benim" diyormuş. Derken bir anda şimşekler çakmış ve yağmur damlacıkları gökten düşmeye başlamış. Bütün renkler neye uğradıklarını şaşırmış, korkuyla birbirlerine sarılmışlar ve YAĞMUR'un sesi duyulmuş... "Siz ne yapıyorsunuz? Bu kavganızın anlamı ne, bu üstünlük çabanız neden? Siz bilmiyor musunuz ki her biriniz farklı bir görev için yaratıldınız, birbirinizden farklısınız ve her biriniz kendinize özelsiniz. Şimdi el ele tutuşun ve bana gelin." Renkler bunun üzerine kendilerinden çok utanmışlar. El ele tutuşup birlikte gökyüzüne havalanmışlar ve bir yay şeklini almışlar. Yağmur onlara "bundan böyle..." demiş.. "her yağmur yağdığında siz birleşip bir renk cümbüşü halinde gökyüzünden yeryüzüne uzanacaksınız ve insanlar sizi gördükçe huzur duyacaklar, güç bulacaklar. İnsanlara yarınlar için umut olacaksınız..... Gökyüzünü bir kuşak gibi saracaksınız ve size GÖKKUŞAĞI diyecekler. Anlaştık mı?" Bu yüzden ne zaman dünyamız yağmurla yıkansa, ardından gökyüzünde GÖKKUŞAĞI belirir. Biz de gökkuşağındaki o renkler gibi birbirimizden farklıyız ve hepimiz özeliz. Bunu bilerek etrafımızla uyum içinde yaşamalıyız. (ALINTI) Hikayenin ardından çocuklar etkinlik masalarına alınır ve “gökkuşağı” boyama sayfaları dağıtılarak kuru boyaları ile boyamalarına rehberlik edilir. Etkinlik sonunda öğretmen çocuklara sihirli taşları kullanarak bir deney yapacaklarını söyler. Yassı oval bir tabak içerisine tüm kenarları kaplayacak şekilde bonibonlar yerleştirilir. (Bonibonlar yerleştirilirken aynı renklerin yan yana gelmemesine ve aralıksız dizilmesine dikkat edilmelidir.) Daha sonra bir miktar sıcak su tabağın orta kısmına yavaşça dökülür. Bonibonlara ulaşan sular ile şekerlerin renkleri akarak dağılmaya başlar. Renkler önce ayrı ayrı, bir süre sonra birleşmiş şekilde görülür. Renkler birleşirken farklı renk tonları ortaya çıkar. Çocuklara "Sihirli taşların renkleri karışınca neye benzedi?" diye sorulur ve gökkuşağı cevabı alınmaya çalışılır. Renkler incelenirken renk tonlarına, açık koyu renklere dikkat çekilir ve çocukların da gözlemlerini ifade etmelerine imkan tanınır.
Gökkuşağı kaç renkten oluşur?
Hikayemizde renkler neden kavga etmişler?
Gökkuşağını daha önce gördünüz mü?
Şeklini neye benzetiyorsunuz?
Gökkuşağının üzerinde gezebilseydiniz ne hissederdiniz?
Deneyimizde sihirli taşların renklerinin dağılması için ne kullandık?
Deneyimizde ortaya çıkan renkler size neyi hatırlattı?
Koyu renkler mi yoksa açık renkler mi daha fazla görünüyordu?