Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen, sınıfa neşeyle "Kelebek" şiirini okur; çocuklar heyecanla şiiri tekrarlamaya başlar. Ardından minik parmakların hareketlendirdiği, eğlenceli bir kelebek parmak oyunu oynanır (ETK. DOSYASINDA). Sohbet havası yakalandıktan sonra, öğretmen "Çocuklar, sizce kelebekler nasıl ortaya çıkar?" diye sorar ve çocukların neşeyle verdikleri yanıtları dikkatle dinler. Ardından, bilgileri pekiştirmek amacıyla öğretmen, "Kelebek, aslında küçük bir tırtıldan doğar. Bu tırtıl, kelebeğe dönüşebilmek için kış mevsiminde kendi kozasını örer; kış boyunca kozada kalan tırtıl, büyüdükçe kanatlarını geliştirir ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte uçmaya başlar," diyerek süreci anlatır. Açıklamanın hemen ardından, çocukların kelebek oluşumunu daha iyi kavrayabilmeleri için öğretmen, çeşitli materyaller eşliğinde anlatımı canlandırır. Ardından, "Kelebek Oluşumu" isimli slayt gösterimi yapılır ve etkinlik, kelebek temalı coşkulu bir oyunun oynanmasıyla taçlandırılır. Renk renk kelebekler, o kanatlar. İlkbaharın gülü yapraklar. Solmuş ne yazık ölecekler, Mahzun kelebekler. Bak ne şenlikli çiftler var, bir çiçek üzerine konmuşlar. Dur sessizce tutalım sus, yaramaz kız, sesini kıs Yakaladım yaşaaa.... Şarkı söylenirken, çocuklar bir kız ve bir erkek şeklinde daire oluştururlar. Sınıftaki çocuk sayısının çift olmasına özen gösterilir; dairenin ortasına, renkli çiçekler yerleştirilir. Ardından, bir kız ve bir erkek ebe olarak dairenin dışına çıkar. Hep birlikte dönerken, çocuklar kelebeklerin zarif uçuşunu taklit ederler. "Solmuş ne yazık" denince hafifçe eğilir, "Bir çiçek üzerine konmuş" dediğinde çiçeklerin yanına yerleşirler. Daha sonra, erkek ebe, kız eşine işaret ederek "Yaramaz kız, sesini kıs" dedikten sonra "Yakaladım yaşaaa" diyerek kelebekleri yakalar; yakalananlar eşleriyle birlikte ebe rolünü üstlenir. NOT: Çocuklara kâğıttan kanat takılır. Öğretmen, sınıfa klasik müziğin ritmini açarak, farklı bir oyuna giriş yapar. "Çocuklar, oyunumuz üç aşamadan oluşuyor: kelebek oluşumundaki aşamaları hatırlıyor musunuz?" diyerek önce tırtıl, sonra koza ve son olarak kelebek yanıtlarını alır. Sonrasında, "O halde herkes benim elimi çırpmamla yerde tırtıl gibi sürünmeye başlasın; ikinci kez elimi çırptığımda, kozanızı oluşturacak bir köşe seçin; üçüncü el çırpmamla da kanatlarınızı takıp uçmaya geçin," diyerek çocukları müzik eşliğinde coşkulu bir dansa davet eder. Sonraki aşamada, çocuklar "Kelebek ve Papatya" adlı hikayeyi dinleyerek, kelebeklerin ve papatyaların büyülü dünyasına adım atarlar. Ardından, sınıfta "Kelebeğin Oluşumu" adlı drama çalışması başlar. Öğretmen, "Çok uzak ülkelerden kelebekler yaşarmış ve bir gün yumurtalarını uygun yerlere bırakırlarmış," diyerek hikayeyi anlatmaya başlar. Çocuklar, öğretmenin yönergeleriyle yere yumurta gibi uzanır. Hikayenin devamında, yumurtalardan tırtıllar çıkar, yavaşça sürünerek ilerler; öğretmen, bu sırada yaprak dağıtarak tırtılların karınlarını doyurur. Daha sonra, tırtıllar uykuya dalamamak için yuva yapar, koza örer ve zamanla kozalarından kelebekler çıkıp sınıf içinde neşeyle uçarlar. Bunun yanı sıra, taze-bayat kavramı üzerine kısa bir sohbet gerçekleştirilir. Ardından, yönergelere uygun olarak taze-bayat çalışma sayfası yapılır. Sonrasında, "Yumurta Taze mi, Bayat mı?" adlı deney izletilir ve son olarak kelebek temalı şarkı söylenerek etkinlik tamamlanır.
Kelebekler nasıl oluşur?
Tırtılın kelebeğe dönüşümünde hangi aşamalar vardır?
Şarkıda hangi duyguları hissettiniz?
Taze ve bayat kavramları arasındaki fark nedir?
Deneyde yumurtanın taze olup olmadığını nasıl anladık?