Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen hazırladığı 9 rakamı kuklası ile çocukların dikkatini çeker. Kukla çocuklara şöyle seslenir: “Merhaba benim adım 9. Sizlerle tanışmaya geldim. 8 rakamından sonra ve 10 rakamından önce gelirim ve çocukları çok severim. Ama bir sorunum var çocuklar. Karnım çok ama çok acıktı. Artık kağıtları yiyerek doyabiliyorum. Ama tam 9 parça olmalı.” Çocuklara artık kağıtlar verilir. Kağıtları 9 parçaya bölmeleri, koparmaları istenir. 9’arlı kağıt parçaları gruplanır. Ritmik sayma yapılır. Öğrenilen sayıları tekrar çalışması olarak “Kardan adam-ponpon” matematik çalışması uygulanır. Kardan adam üzerinde yazan sayıya göre çocukların ponpon yerleştirmeleri istenir. Ardından “9 rakamı oyunu” oynanır. Öğretmen ve çocuklar birlikte şu tekerlemeyi söyler: Dokuzum dokuz Okus pokus Şapkadan çıktı tavşan Peki kaç tavşan Dokuz tavşan 1 tavşan çıktı 2 tavşan çıktı 3 tavşan çıktı 4 tavşan çıktı 5 tavşan çıktı 6 tavşan çıktı 7 tavşan çıktı 8 tavşan çıktı 9 tavşan çıktı Tavşanlar toplandılar Hop hop hopladılar Zıp zıp zıpladılar Oyunlar oynadılar Şiştttt sesi duydun mu? Bir tazı geliyor Tüm tavşanlar kaçıyor (çocuklar kaçmaya başlar, öğretmen yakalamaya çalışır). Oyun sonunda U düzeninde oturularak “9” rakamı tekerlemesi söylenir: Aman ne çıtı pıtı, Çevir bak sanki altı. Kafası bilgi dolu, Sayıların doktoru. Adı dokuzdur, dokuz; Kuyruğu topuz. Ardından “Uçan Tavşanın Hikayesi” okunur. Masal çocukların ilgilerine göre dramatize edilir. Bir varmış bir yokmuş. Zamanın birinde büsbüyük bir ormanın içinde ufak mı ufak, sevimli mi sevimli bir tavşancık yaşarmış. Bu tavşancık sabahtan akşama kadar o ağacın altı senin bu çalılığın içi benim gezer dururmuş. Bu sevimli tavşancığı diğer tavşan arkadaşlarından ayıran en büyük özellik ise resim yapabilen sanatçı bir kişiliğe sahip olmasıymış. Her gün doğanın içerisinden beslendiği o muhteşem renk karmalarını bir palete toplar tuvalinin üzerine ormanda gördüğü en güzel şeyleri çizmeye başlarmış. Ünü diğer ormanlara da yayılan bu tavşancığı hayvanlar aleminden bir sürü arkadaşı çağırır resimlerini çizmesini istermiş. Ormanların kralı aslanlar, arkadaşlarının gözetmeni zürafalar, güzellikleriyle tanınan ceylanlar bizim tavşancığa resimlerini çizdirmek için sıraya girerlermiş. Yine bir gün bizim tavşancığımız karınca kardeşin resmini şarkı söyleyerek keyifle çizerken ormanların en yaramaz hayvanlarından olan ve kızıl tüyleriyle tüm dikkatleri üzerine çeken tilki kardeş gelmiş. Kardeş mi değil mi sonradan anlaşılacak olan tilki bizim tavşancıktan resmini çizmesini istemiş. Tavşancık tilkiye: “Bu aralar çok doluyum sonra olur mu?” demiş. Tavşancıktan gelen bu cevaba tilki çok sinirlenmiş ve itiraz etmiş: “Ne demek ben resmimin hemen, şimdi yapılmasını istiyorum.” demiş. Tavşancık bu durumdan hiç hoşnut olmamış ve karınca kardeşi yolladıktan sonra başlamış zıp zıp kaçmaya. Tilki tavşancığın hızına yetişebileceğine inanıyormuş ve başlamış kovalamaya. Uzun bir süre koşuştuktan sonra tavşancık küçücük bedenindeki enerjiyi tüketmiş ve artık durmak ve gerçeklerle karşılaşmak niyetindeymiş. İşte, ne olduysa o arada olmuş ve tam tavşancık duracakken hemen ağaçta duran bir maymun imdadına koşmuş ve elini uzatmış. Tilki ise tavşancığın arkasından hızla geliyormuş. Maymun kardeşin elini tutmaya çalışan tavşancık tilkinin soluklarını ensesinde hissediyormuş artık. Neredeyse hiçbir umudu kalmamış. Tam o sırada tavşancık son bir hamle çabası göstermiş ve maymunun elinden tutmayı başarmış. Maymun tavşancığı ağaçtan ağaca baya bir gezdirmiş ve en sonunda üzerinde turuncu sarı çizgileri olan ve pembe yıldızlara sahip bir balon geçiyormuş……elinde boya fırçası olan küçük tavşancığı balonun içine bırakmış ve tavşancık kurtulmanın verdiği sonsuz mutluluk hissiyle yukarılara çıkmış da çıkmış. Eee en yakın arkadaşı güneş de ona gülümsemiş…
Bugün hangi rakamı öğrendik?
Okuduğumuz masalın adı neydi?
Masalımızda hangi hayvanlar vardı?
Daha önce tazı görmüş müydün?