Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Çocuklarla birlikte yarım ay şeklinde oturulur. Öğretmen çocuklara güne başlarken incelemiş oldukları panoyu hatırlatarak neler gördüklerini sorar. Güneşin en büyük ısı ve ışık kaynağımız olduğunu hatırlatır. Güneş etrafında bir düzen içerisinde sıra ile dizilmiş olan gezegenlerin bulunduğunu ve Dünyamızın da bu gezegenlerden biri olduğu söylenir. Bu düzene güneş sistemi dendiği ve bulundukları alana ise Uzay ismi verildiği açıklanır. Güneşe en yakın olandan en uzak olana doğru gezegen isimleri söylenerek, özellikleri hakkında bilgi verilir. (Çocuklara Uzayı anlatan bir film izlettirilebilir.) Daha sonra Uzay ve Gökyüzü ile ilgili bilmeceler sorularak, cevabı buldurmaya yönelik ipuçları verilir. Biz biz idik, milyonlarca kız idik, gece oldu dizildik, gündüz oldu silindik, (yıldız) Hop hop altın top, dünyada benden sıcak yok (güneş) Roketime binerim, uzaya da giderim bilin bakalım ben kimim. (astronot) Dön dön dönelim, gece gündüz dönelim, güneşi çok severim, etrafında dönerim, bilin bakalım ben kimim. (dünya) Sonum hiç yoktur, gezegenler etrafımda çoktur. (Uzay) Gökte açık pencere, kalaylı bir tencere. (Ay) Bilmecelerin ardından “Can’ın Rüyası” isimli hikaye okunarak soru-cevap şeklinde sohbet edilir. Can o gün çok mutluydu. Arkadaşlarıyla doğum gününü kutluyordu. Can'a arkadaşları hediyeler getirmişti. Merakla hediyeleri açtı. İçlerinden harika hikaye kitapları, toplar, arabalar ve birde kocaman bir oyuncak astronot çıkmıştı. Hediyeler çok güzeldi, Can en çok oyuncak astronotu sevmişti. O gün Can çok yorulmuştu. Astronot oyuncağına sarılarak yatağına uzandı ve uykuya daldı. Rüyasında oyuncak astronot gerçek bir astronota dönüşmüştü. Üstelik yanında kocaman bir roket vardı. Astronot Can'a gülümsedi ve ona da astronot elbiseleri giydirdi. El ele tutuşarak rokete bindiler. Astronot: Ay dedeye gidiyoruz dedi. Roket ateş çıkararak gökyüzüne doğru yükselmeye başladı. Can merakla roketin penceresinden dışarıya bakıyordu. Hızla yükseliyorlardı. Yükseldikçe aşağıdaki her şey çok küçük görünmeye başlamıştı. Dünya uzaydan top gibi yuvarlak görünüyordu. Can pencereden parlak yıldızları gördü. Tam o sırada ay dedeyi görünce gözlerine inanamadı. Ay dede kocamandı. Roket ay dedeye indi. Ay dedenin parlaklığı gitmişti. Etrafta gri renkli taşlar, kumlar, çukurlar ve tepeler vardı. Can'ın merak ettiği bir şey vardı. Ayda neden hiç kuş, çiçek ve ağaç yoktu? Astronot, Ay'da hava ve su olmadığı için canlıların da yaşayamayacağını anlattı. Hikaye sonunda çocuklara “Sadece bizim gezegenimiz Dünyada hava ve su olduğu diğer gezegenlerde ve uzayda olmadığı için Uzaya giden insanların özel olarak hazırlanan astronot kıyafetleri giydikleri açıklanır. Ayrıca hava ve suyun olmaması nedeniyle canlılarında olmadığı anlatılır. Bu durumu açıklayabilmek için “çiçek” deneyi uygulanır. İki ayrı saksıdaki canlı çiçek çocuklara gösterilir. Bu çiçeklerin yaşayabilmesi için nelerin gerekli olduğu sorulur. Daha sonra çiçeklerden biri bir gün boyunca gözlemlemek üzere kapalı hava almayan bir kutuya koyulur. Diğeri ise açık havada bekletilir. İki çiçek arasında oluşan farklılıklar daha sonraki günlerde gözlemlenir. Deney sonunda çocuklara “Hadi şimdi bizler de birer astronot kıyafeti giyelim ve uzayı inceleyelim. Ne dersiniz?” diye sorularak drama çalışması yapılır. Hadi küçük astronotlar; özel kıyafetlerimizi giyelim. (Sandalyeler arka arkaya dizilerek temsili roket hazırlanabilir.) Roketimize binelim. 3-2-1 ateşşşşş Vuuuuuu uzaya gidiyoruz. Önce dünyamızın uydusu ayı ziyaret edelim. Hoooop işte ay. Birbirimizden ayrılmayalım, bakın bakın ne kadar büyük ve güzel bir taş. Burada kocaman bir çukur var dikkaaaat. Ayda yürümek ne kadar keyifli…… (Diğer gezegenlerde birlikte gezilir ve hareketler doğaçlama sürdürülür.) Artık Dünyaya dönme vakti çocuklar tekrar roketimize binmeliyiz. 3-2-1 ateşşşşş Vuuuuu iniyoruuuuz. Hoooop işte bizim güzel Dünyamız.
Güneş sisteminde kaç tane gezegen var?
Birlikte isimlerini sayalım.
Dünyamız dışındaki gezegenlerde neden yaşam yok?
Uzaya neden roketle gidilir?
Ayda yürümek nasıl bir duygudur acaba?
Siz de birer astronot olmayı ister misiniz?