Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen öğrencilerin yarım ay şeklinde oturmalarını sağlar. Çocuklara sırasıyla şu bilmeceleri sorar ve ipuçları vererek doğru cevabı bulmalarına yardımcı olur: "Kutu kutu odalar, içinde ne güzel oyuncaklar, kitaplar; oyun oynar, şarkı söyler, öğretmenle çocuklar." (Cevap: Okul) "Hem arkadaştır, tatlıdır sesi; hem anne babadır, içimizde en bilgilisi." (Cevap: Öğretmen) Ardından “Okula Başladım” adlı parmak oyunu öğretilir ve çocuklarla hareketleriyle birlikte tekrar edilir: OKULA BAŞLADIM Okuluma başladım (İki el yukarıdan aşağıya hareket ettirilir.) Büyümüşüm anladım (Bir el aşağıdan yukarıya hareket ettirilir.) Okulumun çatısı var (İki el baş üzerinde üçgen şeklinde birleştirilir.) İçinde pek çok arkadaşlar (İki el önden yanlara doğru açılır.) Öğretmenim çok tatlı, hepimize sarılır ayrı ayrı (Kollar birleştirilerek sarılma hareketi yapılır.) Daha sonra “Okulun İlk Günü” isimli hikâye okunur ve hikâyede geçen olaylarla ilgili sohbet edilir. OKULUN İLK GÜNÜ Togi o sabah erkenden uyanmıştı. Uyandığında çok heyecanlıydı, çünkü Togi okula başlıyordu. Togi okulun nasıl bir yer olduğunu biliyordu. Annesi ve babası anlatmışlardı. Sınıf arkadaşlarını ve öğretmenini çok merak ediyordu. Togi üzerini giyinmiş, annesi ve babasıyla kahvaltı yapmıştı. Togi ellerini yıkadı, dişlerini fırçaladı, annesi de beslenme çantasını hazırladı. Artık okula gitmeye hazırdı. Annesi ve babası onu ilk gününde yalnız bırakmak istemedi, okula beraber gittiler. Sınıfa geldiklerinde Togi sınıfa kendi başına girebileceğini söyleyerek anne ve babasına teşekkür etti. Öğretmen Togi'ye "Hoş geldin Togi, istediğin yere oturabilirsin" dedi. Togi sınıfı çok beğendi. Her tarafta çeşit çeşit oyuncaklar vardı, duvarlar rengârenkti, masa ve sandalyeler çocukların boyuna göreydi, küçüktü. Togi öğretmenini de çok sevmişti. Togi sınıftaki çocukların birçoğunu tanıyordu, çünkü onlar Togi'nin oyun arkadaşlarıydı. Beslenme saati geldiğinde hep beraber beslenmelerini yaptılar. Annesi Togi'ye harika bir sandviç hazırlamıştı. Beslenmelerini yaptıktan sonra hep beraber bahçeye çıkıp oyunlar oynadılar. Togi o kadar çok eğlenmişti ki zamanın ne kadar çabuk geçtiğini fark etmemişti bile. Togi arkadaşlarına ve öğretmenine "Hoşça kalın, yarın görüşürüz" dedikten sonra kendisini bekleyen anne ve babasının yanına koştu. Okuldaki ilk gününü anne ve babasına anlatmak için sabırsızlanıyordu. Eve geldikten bir süre sonra birlikte akşam yemeklerini yediler. Bütün akşam Togi onlara okulun ne kadar güzel ve eğlenceli olduğunu anlattı. Togi o akşam erkenden yattı. Bir an önce sabah olmasını istiyordu, çünkü sabah olduğunda okuluna gidecekti. Hikâyenin ardından öğretmen öğrencilerin masanın etrafına oturmasını sağlar ve "Şimdi size okul resmi olan çalışma sayfası vereceğim ve bu okulu istediğiniz renklerde boyamanızı isteyeceğim" der. Çocuklara pastel boyalar verilir. Çocuklar boyamalarını bitirdikten sonra öğretmen "Şimdi etkinlik sonrası el yıkamamız gerekiyor" diyerek çocuklara lavaboyu gösterir ve el yıkama kurallarını öğretir.
Togi neden heyecanlıydı?
Okula başladığınız için siz neler hissettiniz?
Sizin de Togi gibi sınıfımızda daha önceden tanıdığınız arkadaşınız var mı?
Okulda en çok hangi etkinlik hoşunuza gitti?
Boyadığınız okul resmi bizim okulumuza benziyor muydu?