Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen, çocukların yarım ay şeklinde oturmasını sağlar ve herkesin görebileceği bir alana masa yerleştirir. Ardından duyu organları görsellerini göstererek beş duyu organını işlevleriyle birlikte tanıtır. Masanın üzerine acı, tatlı, tuzlu ve ekşi yiyecekler (limon, şeker, tuz, biber) koyar. Gönüllü çocuklar bu yiyecekleri tadabilir. Çocuklara hangi yiyeceğin tatlı, tuzlu, acı veya ekşi olduğunu sorar. Alınan cevapların ardından tatları dilimizle aldığımızı belirtir. Daha sonra kokulu ve kokusuz yiyecekleri (muz, çilek, salatalık, havuç, erik) yerleştirir ve hangilerinin kokulu, hangilerinin kokusuz olduğunu sorar. Çocukların gözleri bağlanarak yiyecekleri koklayarak bulmaları sağlanabilir. Bu yiyeceklerin kokularını burnumuzla hissettiğimizi açıklar. Ardından yiyeceklere dokunarak sert mi yumuşak mı olduğunu dokunma duyumuzla anladığımızı söyler. Daha sonra ritm aletlerini çalarak sesleri kulağımızla duyduğumuzu belirtir. Tüm bu özelliklerin (renk, şekil) gözlerimizle görüldüğünü vurgulayarak bunların duyularımız olduğunu açıklar. Sonrasında çocuklara “Duyular” adlı hikâyeyi daha önceden hazırlanmış çomak kuklalar ile anlatır. DUYULAR Mehmet’i duyu organları anlatıyor: Merhaba çocuklar, biz Mehmet’in gözleriyiz. Mehmet bizimle oyuncaklarını, bisikletini kısacası etrafındaki her şeyi görür. Mehmet, bize sahip olduğu için çok mutlu. “İyi ki çevremdeki varlıkları görebilmemi sağlayan gözlerim var.” diye düşünür. Merhaba, biz de Mehmet’in kulaklarıyız. Mehmet bizimle kuş cıvıltılarını, annesinin sesini, kısacası tüm sesleri duyar. Mehmet “İyi ki tüm sesleri duyabilmemi sağlayan kulaklara sahibim.” diye düşünür. Ben de Mehmet’in burnuyum. Mehmet benimle çiçeklerin, yemeğin kokusunu hisseder. Mehmet “İyi ki de tüm kokuları hissedebilmemi sağlayan burnum var.” diye düşünür. Merhaba biz de Mehmet’in ağzı ve diliyiz. Mehmet bizimle tat alır, yemek yer. Yiyecekler acı mı, tatlı mı, tuzlu mu, ekşi mi anlar. Mehmet bize sahip olduğu için çok mutlu. Bizler de Mehmet’in elleriyiz. Mehmet bizimle, oyun oynarken arabasını; yemek yerken de kaşığını tutar. Pamuğun yumuşaklığını, dikenin sivriliğini, sobanın sıcaklığını, karın soğukluğunu hisseder. Mehmet bize de sahip olduğu için çok mutlu. “İyi ki ellerim var. Resim yapmak için kalemimi; pastamı yiyebilmek için çatalımı tutabiliyorum.” diye düşünür. (Bütün kuklalar gösterilerek) Biz de Mehmet bizi hep güzel şeyleri yapmakta kullandığı için çok mutluyuz.” der. (ALINTI…) Hikâyenin ardından öğretmen çocuklara duyu organları görselleri ve makas dağıtır. Çocukların duyu organlarını keserek öğretmenin önceden hazırladığı taç kalıbına uygun yerlere yapıştırmalarına rehberlik eder. Oluşturulan duyular tacı her çocuğun baş ölçüsüne göre zımbalanarak tamamlanır.
Kaç duyu organımız vardır?
Duyular ne işe yarar?
Duyular olmasaydı nasıl olurdu?
Siz en çok hangi tadı seviyorsunuz?