Benzer gelişim alanı, yaş grubu ve kavramlara sahip önerilen etkinlikler
Öğretmen çocukların U düzeninde oturmalarını sağlayarak insanların yaşadığı çevreye ve doğaya karşı sorumlulukları hakkında konuşur. Çocuklara “Çevre” ile ilgili bir hikaye anlatır. Hikayede çocuk kuklası kullanılabilir. Hikaye şöyledir: Her zaman olduğu gibi saat tam 08.00’de evden dışarı çıktım. Okula doğru gidiyordum. Herkes dükkanlarını yeni açmaya başlıyor, durakta insanlar otobüs bekliyordu. Yavaş yavaş karanlık ve ıssız geceden sıyrılan şehir hareketlilik kazanmaya başlamıştı. Ben de ilerideki berberin köşesinden dönüp okula doğru gidiyordum. Elimi cebime attığımda cebimde dünden kalan çikolatanın ambalajı, birkaç işe yaramaz kağıt parçaları vardı. Onları cebimden çıkarıp umursamaz bir biçimde yere attım. Hiçbir şey olmamış gibi yoluma devam ettim. Okula vardığımda zilin çalmasına daha yirmi dakika vardı. Kantinden bir kutu süt aldım ve bahçedeki banka oturdum. Daha sonra süt bitince sütün kutusunu da yere attım. Şu an bana kızdığınızın farkındayım, ben de yaptığım hatanın farkına sonradan vardım… Ders zili çaldı ve sınıfıma geçtim. Biraz sonra öğretmenimiz geldi. Öğretmenimiz derse girdiği anda hemen tahtaya yöneldi ve bize bir video açtı. Bu videoyu izlerken hepimiz sessizlik içerisindeydik. Videoda doğaya attığımız çöplerin canlılara, onların yaşam alanlarına ne gibi zararlar verdiğini anlatıyordu. Mesela yere atılan bir sakızın bir kuşun gagasına yapıştığında ve neticesinde kuşun gagasını kullanamadığı için açlıktan öldüğünü gördük. Bu manzara karşısında kendimden çok utandım. Yere attığım çöpler, ambalajlar acaba hangi canlıya ya da canlılara zarar vermişti. Sadece yere attıklarım mı? Yerde görüp de alıp çöpe atmadığım, sorumsuz davrandığım nice çöpler… O gün yaşadığım o ders benim hayatımda ve eminim arkadaşlarımın hayatında bir ders oldu. O günden sonra kendimi çöp toplayıcısı ilan ettim. Ve kendime şu sözü verdim: Bir daha asla yerlere çöp atmayacağım, doğaya zarar vermeyeceğim. O günden sonra ne zaman yerde bir çöp görsem hemen onu alır en yakındaki çöp kovasına atarım. Çöp kovasına atılan çöpler kim bilir kaç canlının hayatını kurtarmıştır. Hikayeden sonra kısa bir sohbet edilir ve öğretmen çocuklara “Çamur” yapacaklarını söyler. 1 su bardağı nişasta, yarım su bardağı su ve 3 kaşık kakao bir kaba konularak karıştırılır. Malzemeler çocuk sayısına uygun biçimde arttırılır. Çocukların malzemeyi incelemelerine fırsat verilir. Daha sonra çocuklara küçük blok ve Legolar verilerek çamura batırıp oynamaları sağlanır. Çamurla çocuklar kağıda resim de yapabilir. İlgi doğrultusunda devam ettirilen etkinlik sonunda çocuklara “Sınıfımız ve oyuncaklarımız ne duruma geldi?” diye sorulur. “Peki nasıl temizlemeliyiz? Herkese bir sorumluluk verebilirsek daha kolay olur mu?” denir ve beyin fırtınası yapılır. Çocuklar gruplara ayrılır ve eldivenler dağıtılır. Bazı çocukların lavabolara giderek çamurlu lego ve oyuncakları temizlemeleri, yıkamaları sağlanır. Diğer grup ise masaları temizlemeleri konusunda yüreklendirilir. “Sorumluluk” ile ilgili animasyon çizgi filmi izlenir.
Bu gün yaptığımız etkinlikte senin sorumluluğun neydi?
Sorumluluğunu yerine getirirken ne gibi zorluklarla karşılaştın?
Kendi odanı temizler misin? Neden?
Evde ne gibi sorumlulukların var?
İşini yarım bıraksaydın ne olurdu?